13 Şubat 2012 Pazartesi

Galatasaray 3 - Fenerbahçe 1

Galatasaray 3 - Fenerbahçe 1Derbiden bir gece önce iki takımın da antrenörleri Lig TV canlı yayınında elbette ki onbirleri ve taktiği vermediler ama alt metinlerde nasıl oynayacaklarının ipuçları vardı. Tahmini kolay olan Galatasarayın taraftarını arkasına alıp maça hızlı başlayacağı, Fenerbahçe nin antrenörü İsmail Kartalın dediği gibi; Biz oyunu dengede tutup geçen yıl ikinci yarıda kazanmayı bilmiştik hesabı.. Aykut Kocamanın onbirini şekillendiren, muhtemelen 60 dan sonra gelen değişiklikleri skor yüzünden ikinci yarı başına çeken de bu senaryoydu...

Üç yıldır Fenerbahçe derbisi kazanamayan Galatasaray bu dönem içinde kağıt üzerinde çok kaliteli forvet hatlarına sahipti ama her seferinde orta sahası rakibinden eksikti. Orta sahadadaki kalite farkı da derbilerin sonucunu belirliyordu. Bu sezon transferlerle o dengeyi bulan Galatasaray karşısında Aykut Kocaman, Mehmet Topuz un olmadığı, Sezer in sakat, Özer in de kayıp olduğu orta sahayı Selçuk ile sağlamlaştırdı. Kadroyu kara tahtaya yazarken, Bekir in yokluğunda Bilica tercih edilince de Stoch kenarda kaldı. En formda adamı; Alex ile birlikte tahtaya önce yazsa, son iki maçın uçan adamı Stoch a yer açılacaktı. Futbol kalitesi olarak ne Orhan Şam ne de Semih, Bilica ve Bievenu den eksik adamlar değiller.

Galatasaray tarafında gol sıkıntısının sebebi tek ya da çift santrfor oynamakla alakalı değil elbette. Kanat adamlarının sıfır katkı yaptığı bir de Engin in cezalı olduğu takım için Terim büyük bir risk aldı. Teknik adamları büyük yapan da bu tercihleri zaten. Yağmurlu bir akşamda ağırlaşan bir zeminde, üstelik de bir derbide Emre Çolak ile başlamak, Ayhanı kenarda tutup, Kazım da soru işaretiyken, sağlam Fenerbahçe orta sahasının karşısına Baros ve Elmander ile çıkmak... Tutmayabilirdi de ama tuttu... Bunun sebebi Galatasarayın ilk dakikadan itibaren Fenerbahçe yarı sahasında rakibe pas yapmasına olanak vermeyen presiydi. Hücum girişimlerinden dönen bütün topları kendi yarı alanına geçmeden toplayan Galatasarayın koşu mesafesi düşünce daha zinde kaldılar. İlk 20 dakikada kaçan fırsatlar, Bilica nın bireysel hataları... Fenerbahçe kroke olduğu bu bölümden ancak geçmişte örnekleri çok olan ilk atakta gol ile çıkabilirdi. Bu da olmadı... Yobo kademesiz yakalandı, Eboue nin karşısına çıkması gereken ilk adam Ziegler di...

Ardından Bilica nın bireysel hatası. 2-0ın ardından Aykut Kocamanın oyunu tutarım ikinci yarıda Stoch ile 3 puan için denerim senaryosu çöpe gitti. 3 puan önde geldiği bir derbide iki ihtimal benim diyen bir hocanın Önce kaybetmeyelim, fırsatını bulursak atar kazanırız taktiği geçmişte çok iş yapmıştır...Başka bir ihtimal kalmayınca değişiklikleri ikinci yarı başına çeken Kocamanın Stoch yanlışı bir kez daha ortaya çıktı. İlk yarıdaki yüksek temponun ardından 45-60 arasında oyunun ritmini Fenerbahçe ye bırakan Galatasaray, sezonun ve hatta son iki yılın en iyi futbolunu oynadığı maçta, Stoch un direkten dönen topunda kendisi de direkten döndü. O pozisyon maçı değiştirebilirdi. Melo farkı üçe çıkardığında bu ihtimali de ortadan kaldırdı...
Maçın yıldızı Emre Çolak, Galatasaray a ufak fiziği ve gençliğiyle dinamizm getirdi. Melo ve Elmander de farkı yarattı... Kazım yine vasatı aşamadı. Riera nın kenardan gelip yine sıfır katkı yapması da skoru 3-1 e getirdi. Fenerbahçe de Volkan Demirel kalesinde 3 gol görmesine rağmen muhteşem oynadı. Kenardan gelen Stoch vasatı aşan tek isimdi ama iş işten geçmişti artık... Galatasaray 3 - Fenerbahçe 1

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder